GROWTECH. ANTALYA is part of the Informa Markets Division of Informa PLC
This site is operated by a business or businesses owned by Informa PLC and all copyright resides with them. Informa PLC's registered office is 5 Howick Place, London SW1P 1WG. Registered in England and Wales. Number 8860726.
Londra, Ontario’nun hemen güneyinde görece dar ve mütevazi 3. otoban, geniş mısırlıklar ile usulca yuvarlanan yabani tepeleri doğudan batıya böler. Bu güzide kırsalda yer yer çiftlikler boy gösterirken atlar, ufukta beliren kutup altı ormanlarına kadar uzanan yemyeşil çayırlarda otlanır. Bu otobanda ilerlerken kendinizi ıssızlığın ortasındaymış gibi hissedebilirsiniz. Gerçek ise bundan oldukça uzak. Uzaklaştıkça mısırlar ve ladinler kaybolur ve gözlerinizin önünde bir tablo çizilir. Gayet merkezi bir konumda olduğunuzu fark edersiniz.
Ontario Plants Propagation, göçmen köklerinden yetişip nesillerin bilgi birikimi ile beslenerek bir aile şirketi olarak 2002’de filizlendi. Tohumundan seçkin fideler yetiştirme tutkusu St. Thomas kasabasının hemen dışında yer alan 3 hektarlık mütevazi bir arazide başladı. Kuzey Amerika’nın topraksız ve organik seracıları için yüksek kalite fide tedariğinin öncüsü Ontario Plants Propagation, kırsalda olduğu kadar merkezi yere sahip birkaç işletmeden biri. Bugün 18 hektarlık bir alana kurulu son teknoloji bu tesislerde yılda 60 milyondan fazla dikime hazır fide yetiştiriliyor. Kuzey Amerika’daki seraların yaklaşık %40’ı fidelerini Ontario Plants Propagation’dan alıyor.
Tüm bu operasyon, işinde uzman 200’den fazla profesyonel ile Hollanda ve Kanada’dan uzmanların öncülüğü sayesinde mümkün. St. Thomas tesisi; domates, salatalık, biber, patlıcan ve yemişli bitkiler gibi serada yetişen sebzeler üzerine özelleşiyor. Her bir müşteri ve ekine mahsus, itina ile hazırlanan programın sonucunda minik bitkiler okullarından mezun olup dünyaya atılma fırsatı yakalıyorlar.
3. otobandan kamyonlara yüklenen bu fideler Kuzey Amerika’daki müşterilerine ulaşana kadar kısa bir yolculuğa çıkıyorlar. Hatta bazıları soğutuculu araçlarla Kaliforniya, Teksas ve Meksika’ya kadar ulaşıyor. Batıya doğru yayılımını artıran Ontario Plants Propagation, hem teslimat süresini hem de karbon ayak izini azaltıyor. 20 yılı aşkın süredir Kuzey Amerikalı yetiştiriciler, kaliteli fide, sürdürülebilir inovasyon ve zamanında teslimat alanlarında Ontario Plants Propagation’ı sektörün mihenk taşı olarak kabul ediyorlar.
Hollanda’dan Ontario’nun buz kaplı ovalarına uzanan yolcuğunda Ontario Plants Propagation’ın 2002’de kurulduğunu söylemek aslında yanlış olur. Doğrusu Kanada’ya göç ederken yanlarında hayalleri ve uzmanlıkları ile birlikte Hollanda’nın 500 senelik tarım kültürünü de getirmişler. Bugün işletmenin yönetimi, sektördeki sürdürülebilir tarım yaklaşımlarını takip eden, vaktiyle sektörün tozunu yutmuş kıdemlilerden oluşuyor. 3. otoban boyunca uzanan ultra modern seralar; Hollanda yetiştiriciliğinin en iyi uygulamalarını, teknolojilerini ve sistemlerini benimseyen, gelişmiş ve patentli üretim yöntemlerini kullanıyor. Firma bu standardı getirmeden önce sektörü bu denli değiştiren inovasyonlar Kuzey Amerika’da yok denecek kadar azdı.
Ontario Plants Propagation müşteri talepleri ile yönleniyor. Firmanın uzmanları en yeni teknolojiler ve inovasyonlar ile her aşamada ekin kalitesini, hizmeti, sürdürülebilirliği ve sunulan ürünleri geliştirmek için çalışıyor. Çevre kontrollü tarım, yakın zamanda Kuzey Amerika’da birçok ürün için standart haline geldi. Öte yandan 3. otoban boyunca dizilen sayısız seranın üçgen çatısı altında çevre kontrollü tarım, geleneğin temsilcisi.
İşte tam burada Ontario Plants Propagation’ın çelişkili bir diğer başarı sırrı ortaya çıkıyor: gelenekleri değişmez değil, hatta tersine esnek. Firmanın uzmanları, inovasyonun ön saflarında yer alma misyonu ile bugünün risksiz ihtiyaçlarını ve geleceğin risk gerektiren ilerlemelerini büyük bir ustalıkla dengelemek zorunda.
Ontario Plants Propagation, seralarında topraksız tarım yaparak açık arazide üretilenin yaklaşık 30 katı kadar mahsul alabiliyor. Üstelik de bunu yaparken daha az su kullanıyorlar. Hatta tesis günde 2500 metreküp suyu geri dönüştürüyor. Dahası, topraksız tarım toprağın getirdiği tüm hastalıkları da denklemden çıkarmış oluyorlar. Kontrollü ve temiz yetiştiricilik teknolojileri; pestisit, herbisit ve yapay kimyasal kullanımını en aza indiriyor. Müşterilerle ve tohumcularla beraber çalışan Ontario Plants Propagation, sebze tohumu yetiştiriciliğine katkıda bulunuyor ve yeni tohumların üretilmesi sürecini doğal yollarla çözüyor. Bir başka deyiş ile GDO’lu tohumlar ile üretim yapmıyorlar.
Kalite kontrolü, sağlıklı mahsul almak için en önemli unsur. Seralarda, personelde, el arabalarında, fide tepsilerinde ve araçlarda hijyen tedbirleri sıkı tutuluyor. ToBRFV gibi beklenmeyen hastalıkların ortaya çıkışı Ontario Plants Propagation’da biyogüvenliğin en üst noktaya çıkarılmasını gerektirdi. Ek olarak, tesislerin uzaktan yönetimi sıkça üreyen haşerelere ve hastalıklara maruz kalma ihtimalini ciddi oranda düşürüyor.
Bitkilerin yukarısına optimal büyümeyi destekleyecek şekilde sodyum ampuller ve Fluence LED ışıklar dama deseninde monte ediliyor. Ontario Plants Propagation’ın 18 hektarlık St. Thomas tesisinde yeniden amaçlandırılmış parlak ve yüksek verimli LED ışıkları, inovasyon ve sürdürülebilirliğe adanmışlığın önemli bir örneği. Fluence’ın teknik servisinin de desteği ile Ontario Plants Propagation; ışıklara yaptığı yatırımda ve ışıkların montajında, finansal ve operasyonel riskleri en aza indirgedi. Gelişmiş LED ışıkların kurulumu, enerji harcamalarının tepe noktasını %5 indirerek enerji giderlerini ve seralara yayılmasını istemediğimiz fazla ısıyı büyük oranda kıstı. En önemlisi, Fluence VYPR modeli LED ışıklar fide yetiştirmek için harcanan toplam süreyi kısarak müşterileri yetiştiricilik yarışında bir adım öne taşıdı.
Ontario Plants Propagation’ın Kuzey Amerika’da lider fide tedarikçisi konumuna gelmesini bu inovasyonlar ile açıklayabiliriz. Fakat hikâye teknolojiden ibaret değil. Ontario Plants Propagation, ABD ve Kanada’nın çeşitli yerlerinden—çok çeşitli iklimler, ekinler ve müşteri ihtiyaçlarını kapsayacak bir coğrafyadan—gelen müşterilere çözümler sunacak geniş bir “know-how” ve “know-why” havuzuna sahip. Nitekim çok geniş bir yelpazede ipi göğüslemeleri belki de bu püf noktasına dayanıyor.
Ontario Plants Propagation’ın tohumları apayrı bir başarı öyküsü. Sektör içerisinde güçlü bitkiler yetiştirme zorluğunun üstesinden gelmek için fazla fazla tohum ekilirken St. Thomas’ın tecrübeli ekibi yaprak inceliğinde boşluklarla istikrarlı bir başarı yakaladı. Tüm bunları göz önünde bulundurduğunuzda Kuzey Amerika’daki seraların %40’ının neden—her yere yakın ama uzak—3. otoban boyunca uzanan bu tesis ile çalıştığı aşikâr oluyor.
Dünya bir gıda krizi ile baş başa. Bu yüzden çevre kontrollü tarım başta olmak üzere daha sürdürülebilir tarım uygulamaları yerleştirmek amacıyla global bir girişim var. Ontario Plants Propagation, bağlı olduğu COFRA Holding’in—uzun vadeli yatırımlar yaparak işletmeleri büyüten 180 yıllık bir aile şirketi—desteği ile Kuzey Amerika’da biyogüvenliği sağlama, sürdürülebilirlik ve müşteri odaklı hizmet misyonuna sahip.
CEO Mathieu van de Sande bu misyonu kavramış durumda. Mathieu, ailesinin sahip olduğu serada, “kontrollü bir çevrede büyümüş” olduğundan, tarım alanındaki dev engelleri aşmak için gereken tecrübeye ve tutkuya sahip.
“Ontario Plants Propagation’da sektörün en iyi uygulamaları ile en yüksek kalitede fide üretmeye odaklandık.” diyor Mathieu. “Kaynaklarımızı personelimize ve inovatif uygulamalara yoğunlaştırarak müşteri ve tüketici taleplerine proaktif olarak yanıt bulmaya çalışıyor, bunu yaparken de sürdürülebilirliğe ve biyogüvenliğe önem veriyoruz. Çevre kontrollü tarımının olumlu yönde bir adım olabileceğine ve hatta olduğuna inanarak bu yola çıktık.”
St. Thomas tesisi inanılmaz bir ölçekte başarının ve sürdürülebilirliğin eksiksiz yol haritasını çizdi. Yine de bu büyümelerinin sonu değil. Yüksek teknoloji sera konstrüksiyoncusu Dalsem’in desteği ile Ontario Plants Propagation; sürdürülebilirlik, teknoloji ve biyogüvenlikte yeni bir standart getirme garantisi ile Glencoe, Ontario’da 7 hektar bir alana son teknoloji sera tesisleri inşa ediyor.
Bu seralar saksıda yetiştirme sistemi, hibrit LED ışıklar ve Dalsem’in X-AIR yarı kapalı sistemi ile donatılacak. Akıllı teknolojiler ile veri toplama kabiliyetinin entegrasyonu sayesinde sürdürülebilirlik ve hiper verimlilik yolunda büyük bir adım atılacak. Örneğin, dış sıcaklık veya bulut örtüsündeki ani değişimlere tepki vermek yerine akıllı sistemler yetiştiricilerin bu değişiklikleri tahmin etmesini ve önlem bazlı yöntemler izlemesini sağlayacak. Veri temelli bu yaklaşım her sektörde hız kazanırken özellikle tarımda umut ve şevk kaynağı oluyor.
Kanıt Otomasyonun Geleceği ve Glencoe.
Tüm dünyada nüfusun artması ve tarıma elverişli arazilerin azalması sonucunda milyarlarca insanın sağlığı ve mutluluğu için sürdürülebilir ve ölçeklenebilir çevre kontrollü tarımın önemi her zamankinden daha kritik hale geliyor. Ontario Plants Propagation’ın Glencoe tesisinin, tohumdan fide üretiminde dünya standardını belirleyen yeni proje olması bekleniyor. Ama iş bundan öteye de gidebilir. Yukarıdan baktığınızda yeşil araziler ve seralar gözden kayboluyor ve büyük resim ortaya çıkıyor.
Ontario Plants Propagation tarımın kitabını baştan yazıyor.
Kaynak: HortiDaily