GROWTECH. ANTALYA is part of the Informa Markets Division of Informa PLC
This site is operated by a business or businesses owned by Informa PLC and all copyright resides with them. Informa PLC's registered office is 5 Howick Place, London SW1P 1WG. Registered in England and Wales. Number 8860726.
Dünya değişiyor…
Ama en hızlı değişen alanlardan biri artık tarım.
İklim krizi, su stresi ve küresel kırılmalar üretimin kurallarını yeniden yazıyor. Bugün Antalya’da sahaya çıktığınızda bunu çok net görüyorsunuz: artık mesele daha fazla üretmek değil; doğru kaynağı doğru şekilde kullanarak, dirençli ve temiz gıda odaklı bir tarım sistemini kurabilmek.
Eskiden verim konuşulurdu, şimdi su konuşuluyor. Eskiden pazar konuşulurdu, şimdi risk konuşuluyor. Çünkü artık tarım sadece üretim değil; belirsizliklerle baş edebilme meselesi haline geldi.
Küresel gelişmeler de bu süreci hızlandırıyor. Ukrayna-Rusya savaşıyla birlikte tarımsal ürünlerde yaşanan dalgalanmalar, Orta Doğu’daki savaşların maliyetlere etkisi ve giderek artan kuraklık baskısı bize şunu çok net gösterdi:
Artık mesele ne kadar ürettiğimiz değil, hangi kaynaklarla ve nasıl ürettiğimizdir.
Antalya, Türkiye’nin örtü altı üretim üssüdür. Antalya’nın toplam yüzölçümünün yaklaşık %16–18’i tarım alanıdır ve bu, yaklaşık 370 bin hektara karşılık gelmektedir. Yoğun örtü altı üretimi, çoklu hasat imkânı ve yüksek katma değerli üretim yapısıyla Antalya, Türkiye’nin en güçlü tarım merkezlerinden biridir. Ancak bu gücün arkasında çok önemli bir gerçek vardır: sınırlı kaynaklar.
Yıllık 8–9 milyar metreküp civarında su potansiyelimiz bulunmaktadır ve bunun %70’ten fazlası tarımsal sulamada kullanılmaktadır. Bu tablo bize açıkça şunu söylüyor: artık eskisi gibi üretmeye devam edemeyiz.
Sahadan gördüğümüz en önemli ihtiyaç, üretim anlayışımızı değiştirmemiz gerektiğidir.
Artık suya göre üretim yapmalıyız.
Toprağa göre karar vermeliyiz.
İklimi dikkate almadan hiçbir plan yapmamalıyız.
Kaynağa rağmen üretim dönemi bitmiştir.
Kaynağa göre üretim dönemi başlamıştır.
Özellikle su konusu artık ertelenebilecek bir başlık değildir. Türkiye’de kullanılan suyun yaklaşık %77’si tarımda tüketilmektedir. Antalya gibi yoğun üretim yapılan bölgelerde bu oran çok daha kritik seviyelere ulaşmaktadır.
Son yıllarda kapalı devre sulama sistemleriyle su kayıplarında %30–40 oranında azalma sağlanmıştır. Bu son derece kıymetlidir. Ancak yeterli değildir. Artık suyu sadece kullanan değil, yöneten bir anlayışa geçmemiz gerekmektedir.
Tarımda dönüşüm yalnızca teknolojiyle mümkün değildir. Üretici bu sürecin içinde değilse, hiçbir model sürdürülebilir olmaz.
Antalya’da yaklaşık 40 bin kayıtlı üretici bulunmaktadır. Bu büyük bir güçtür. Ancak bu gücü doğru yönlendirmek zorundayız. Üreticiye veri sunmalı, riskleri önceden göstermeli ve doğru ürünü doğru yerde üretmesini sağlamalıyız.
Çünkü üretici doğruyu gördüğünde dönüşüm zaten kendiliğinden gerçekleşir.
Bir diğer önemli konu ise temiz gıdadır. Artık tüketici ne yediğini bilmek ve güvenmek istemektedir. Bu nedenle iyi tarım uygulamaları, biyolojik mücadele ve izlenebilirlik sistemleri zorunlu hale gelmiştir. Bu sistemlerle birlikte üretim; kullanılan su kaynağından gübre ve ilaç miktarına kadar her aşamasıyla hesap verebilir bir yapıya dönüşmektedir.
Artık sadece üretmemiz yetmez.
Doğru üretmemiz gerekir.
Sağlıklı üretmemiz gerekir.
Tarım artık yalnızca üretim değildir.
Tarım, geleceği yönetme kapasitesidir.
Bugün suyu yönetemeyenler, yarın üretimi de yönetemeyecek.
Ve üretimi yönetemeyenler, gelecekte söz sahibi olamayacak.
Seda Özel
Uluslararası Tarım Derneği Başkanı
Türkiye Tarım Gıda Birliği (TTGB) Antalya Temsilcisi