GROWTECH. ANTALYA is part of the Informa Markets Division of Informa PLC
This site is operated by a business or businesses owned by Informa PLC and all copyright resides with them. Informa PLC's registered office is 5 Howick Place, London SW1P 1WG. Registered in England and Wales. Number 8860726.
Tarım, uzun yıllar boyunca yalnızca gıda üretimi ve ticari gelirle anıldı. Oysa bugün geldiğimiz noktada, bir tohumun taşıdığı anlam bu sınırları çoktan aştı. Artık tarım, gıda güvenliğinin, ekonomik istikrarın ve ulusal bağımsızlığın merkezinde yer alıyor.
Bu dönüşüm, bir anda olmadı. 2010’lara doğru sıklaşan küresel ekonomik krizler, iklim değişikliğinin vurucu etkileri, ardı ardına gelen kuraklıklar ve seller tarımın stratejik önemini gözler önüne serdi. Ardından COVID-19 pandemisi geldi; dünya bir kez daha anladı ki, çiftçi üretmezse hiçbir şeyin anlamı kalmıyor. Sonrasında Rusya-Ukrayna savaşı, tarımın “savunma sanayi kadar önemli, belki daha da önemli” olduğunu kanıtladı.
Artık tarım ve gıda milliyetçiliği, yerellik, dışa bağımlılık ya da gıda bağımsızlığı gibi kavramlar sadece akademik tartışmaların değil, ulusal stratejilerin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle de tohum, yalnızca bir üretim girdisi değil; bir ülkenin geleceğini belirleyen stratejik bir materyal haline geldi.
Tohum, tarımsal üretimin en temel halkası. Kaliteli tohum olmadan verim, kalite ve sürdürülebilirlikten söz etmek mümkün değil. Üstelik tohum yalnızca toprağa değil; suyun, gübrenin, bitki korumanın etkinliğine de yön veriyor. Yani her şeyin başlangıcı.
Bu nedenle, dünyada tohumculuk sektörü artık sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir güç dengesi. 2021 itibariyle yaklaşık 60 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne sahip sektörün 2030’a doğru 100 milyar doları aşması bekleniyor. Tohumun kimde olduğu, üretimin ve dolayısıyla gıdanın kontrolünü de belirliyor.
Türkiye'de tohumculuk faaliyetlerinin geçmişi 1900’lerin başına uzanıyor. İlk yıllarda bu çalışmalar büyük ölçüde kamu kurumlarının öncülüğünde yürütüldü. Ancak 1980’lerden itibaren serbest piyasa koşulları, teknolojik gelişmeler ve uluslararası standartlar doğrultusunda önemli adımlar atıldı.
2004 yılında 5042 sayılı Islahçı Hakları Kanunu, ardından 2006’da 5553 sayılı Tohumculuk Kanunu yürürlüğe girdi. Bu yasalar ve ikincil düzenlemeler, Türk tohumculuğunun modern dönüm noktalarını oluşturdu. Böylece bitki ıslahı, üretim ve ticaret alanında hızlı bir gelişim süreci başladı.
Tohumculuk Kanunu ile birlikte 7 alt birlik ve bunların üst çatısı olarak Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) kuruldu. Ocak 2025 itibarıyla alt birliklerin toplam üye sayısı 87 bine ulaşmış durumda. Bu yalnızca nicel bir büyüme değil; aynı zamanda örgütlü, sistematik ve sürdürülebilir bir sektörel yapının göstergesi.
Tescilli çeşit sayısında da dikkat çekici bir artış yaşandı. 2025 itibarıyla tarla bitkilerinde 3.839, sebzelerde 4.121, meyve ve asmada 1.677 olmak üzere toplam 9.637 çeşit tescil edildi. Üretim izni verilen çeşit sayısı ise 1.446’ya ulaştı. Bu rakamlar, Türkiye’nin yalnızca üretici değil, aynı zamanda ıslahçı bir ülke haline geldiğini ortaya koyuyor.
Üretim miktarlarındaki artış da bu gelişmeleri destekler nitelikte. 2024 yılı sonunda 1,3 milyon ton sertifikalı tohumluk, yaklaşık 6 milyar adet sebze fidesi, 100 milyonun üzerinde meyve fidanı ve 2 milyardan fazla süs bitkisi üretildi. Bu, yalnızca tarımsal büyümenin değil, teknik kapasitenin de yükseldiğini gösteriyor.
Bu üretim verileri ülkemizin kendi ihtiyacını tam olarak karşıladığının net göstergesidir.
Bu üretim artışı ticarete de güçlü biçimde yansıdı. 2024 itibarıyla sektörün dış ticaret hacmi 853 milyon dolar seviyesine ulaştı. 2018 yılında ilk kez ithalattan fazla ihracat yapan sektör, 2024 yılında %34 dış ticaret fazlası verdi. Yani her 100 dolarlık ithalata karşılık, 134 dolarlık ihracat yapılır hale gelindi.
Tüm bu başarılar Türkiye'nin tohumculukta küresel güç hedefinde ciddi mesafe aldığını gösteriyor. Ancak sektörün önünde hâlâ yapılması gerekenler var. Mevzuatın güncellenmesi, destekleme mekanizmalarının güçlendirilmesi ve yerli çeşitlerin uluslararası pazarda tescilinin kolaylaştırılması, bu sürecin devamı için kritik önem taşıyor.
Türkiye'nin önündeki fırsat büyük. Bir yanda Avrupa pazarındaki istikrarlı konum, diğer yanda Asya ve Afrika’daki büyüme potansiyeli. EİT / ECOSA bölgesi bu açıdan stratejik bir merkez niteliğindedir.
Tohumculukta geldiğimiz nokta, tarımsal egemenliğimizin somut göstergesi. Ama bu yalnızca bir ekonomik başarı değil — bir güvenlik meselesi, bir bağımsızlık meselesidir.
Birliğimizin GROWTECH. ANTALYA ile yürüttüğü iş birliği, Türk tohumculuğunun uluslararası alanda kurumsal gücünü ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koymuştur. Bu iş birliği, yalnızca sektörün küresel görünürlüğünü artırmakla kalmamış, aynı zamanda yerli üreticilerin dünya pazarlarında daha etkin bir konum kazanmasına zemin hazırlamıştır.
GROWTECH. ANTALYA, dünyanın dört bir yanından gelen sektör temsilcilerini buluşturan bir merkez olma özelliğini korurken, TÜRKTOB’un öncülüğünde Türkiye'nin tohumculuk alanındaki birikimi, yenilikçi potansiyeli ve iş birliği kültürü uluslararası platforma taşınmaktadır.
Bu ortaklık, Türk tohumculuk sektörünün bilgi, kalite ve güven temelleri üzerinde yükselen sürdürülebilir bir geleceğe yürüyüşünün güçlü bir göstergesidir. TÜRKTOB’un GROWTECH. ANTALYA ile eşleşen vizyonu, yalnızca bugünün değil, yarının üretim anlayışını da şekillendirmeye devam etmektedir.
Bu yıl da GROWTECH. ANTALYA kapsamında, Antalya Teknokent, ATSO ve TÜRKTOB iş birliğiyle düzenlenen 8. Bitki Islahı Proje Pazarı, Türk tohumculuğunun yenilikçi yönünü temsil eden en önemli buluşmalardan biri olacaktır. Etkinliğin amacı, ıslah çalışmalarını geliştirmek, proje temelli uzun vadeli iş birliklerinin temelini atmak ve tarım sektörünün yüksek katma değerli üretim kapasitesini güçlendirmektir. Bitki ıslahı alanında Türkiye'nin tek proje pazarı olma özelliğini taşıyan bu organizasyonda, araştırma enstitüleri, üniversiteler ve özel AR-GE kuruluşlarından gelen projeler tanıtılmakta ve içinde bulunduğumuz seçiciler kurulu değerlendirmesinden geçmektedir. Başarıyla seçilen projeler, 20 Kasım 2025’te ANFAŞ Fuar Merkezi'nde sergilenerek hem sektör temsilcileriyle buluşacak hem de ödül süreciyle taçlandırılacaktır. Bu kapsamlı etkinlik, bilginin, araştırmanın ve yeniliğin Türk tohumculuğunda sürdürülebilir bir vizyona dönüşmesinin somut göstergesi niteliğindedir.
M. Kayhan Yıldırım
Türkiye Tohumcular Birliği
Yönetim Kurulu Başkanı